Makaleler

Peru’daki Gizemli Şekillerin Sırrı Nedir?

Peru’daki Gizemli Şekillerin Sırrı Nedir?

Nazca’nın Sırları

Peru’daki Nazca Düzlükleri’nde (Nazca Ovası) yer alan gizemli şekiller fark edilmelerinin üstünden geçen uzun zaman boyunca hep merak konusu olmuştur. Oluşumları ya da yapılışları üzerine pek çok kuram, efsane, hikâye ortaya atılsa da Peru-Nasca düzlüğündeki bu gizemli şekiller anlaşılan daha uzun yıllar insanların merakını cezbetmeye devam edecek.

Birçok bilim insanı da bu maceraya ortak olmak, Peru’daki şekillerin gizemi çözmek için bilimsel araştırmalar yapmışlardır. Yapılan bilisel araştırmalar neticesinde farklı bilimsel teoriler ortaya atılsa da bunlardan sadece birkaçı bilim çevreleri ve meraklılarınca daha yoğun ilgi ve kabul görüyor.

İnsan doğası gereği fantastik hikâyeleri sevdiği için elbette farklı efsaneler türetir. Hatta bu gizemin devamı için olayın aydınlatılmasını çoğu kez istemez. Çünkü gizem net bir sonuca sürüklenirse insanların içinde çocukça büyüttüğü gizem ortadan kalkacak, ölecektir.

Gelin şimdi Peru/Nasca düzlüğündeki gizemli şekiller için yapılan bilimsel araştırmalara göz atalım, gizemin ayak seslerine kulak verelim.

Nazca için ilk bilimsel açıklama, Alman matematikçi Maria Reiche’den (1903-1998) geldi. 1946 yılında Nazca yakınlarındaki San Pablo kasabasına yerleşti ve ölene dek orada yaşadı. Hemen tüm bilimsel kariyerini geogliflere adamıştı. Yine onun sayesinde, Nazca’nın dev şekilleri, UNESCO tarafından “Dünya Mirası” kategorisinde koruma altına alındı. Maria Reiche, öncelikle bu çizgilerin nasıl çizildiği sorusuna bir açıklık getirdi. Ona göre, kumun daha koyu olan üst tabakası kazınmış ve böylece alttaki daha açık bir tabaka ortaya çıkarılmıştı. Ona göre, şekiller Güneş’in, Ay’ın ve bazı yıldızların pozisyonunu yansıtıyordu. Ve insanlara ne zaman ekinlerini ekmeleri, ne zaman tarlalarını sulamaları ve ne zaman ekini toplamaları gerektiğini hatırlatıyordu. Ne var ki, daha kuşkulu bilim adamlarına göre bu kuram, bir bakıma dev okları ve düz çizgi biçimindeki şekilleri açıklıyordu. Ama, özellikle hayvan figürlerinden oluşan görüntüler konusunda yetersiz kalıyordu. Öte yandan, düz çizgiler hemen bütün yönlere kaydırılmıştı. Nitekim, daha sonra bilgisayar aracılığıyla yapılan hesaplar, şekiller ve çizgilerin sadece yüzde 20’sinin astronomik pozisyonlara uygun düştüğünü gösterdi. Kısacası, Maria Reiche’nin kuramı belki olayın bir yönünü aydınlatıyordu, ama kesinlikle tümünü değil…

İlgini çeker mi acaba?

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı