Gezi NotlarıMakaleler

İstanbul Arkeoloji Müzesi Gezi Notları

İstanbul Arkeoloji Müzesi Gezi Notları

Giriş

İstanbul Arkeoloji Müzesi gezimde, “Bir Anadolu İmparatorluğu’nun Keşfi Hitit Başkenti Hattuşaş’da İlk Araştırmalar” konulu Hitit sergisini, hemen alt katta Ege Bölgesi kıyı yerleşkelerinde yapılan kazılarda ele geçirilen arkeolojik eserlerin teşhir edildiği sergiyi, İstanbul’un tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaparken burada yaşayan insanların bıraktığı izleri konu alan sergiyi, yine aynı blokta yer alan ve Anadolu’ya yakın coğrafi bölgelerden (Kıbrıs, Suriye ve Filistin) elde edilen arkeolojik eserlerin bulunduğu bölümü ve son olarak Şark Eserleri sergisinde dikkat çeken Sümer, Babil ve Asur dönemine ait arkeolojik eserlerde bir o kadar görülmeye değer arkeolojik mirasları inceleme fırsatı buldum. Birbirinden eşsiz ve heyecan verici bu sergileri gezerken hangisini detaylandırarak anlatacağım konusunda ciddi kararsızlık yaşadım. Aşağıda tek sayfa şartına uymaya çalışarak Hitit Sergisini bilginize sunuyorum.

HİTİT SERGİSİ

Hitit Sergisi, İstanbul Arkeoloji Müzesi sergi geçici sergi salonunda tarih ve arkeoloji meraklıları ile buluşturulmaktadır.

Hitit sergisinde en dikkat çeken ögeler, kil tabletler üzerine yazılmış ve kendi zamanında toplumsal hayat (ekonomik, sosyal, askeri ve kültürel) için önemli resmi belge ve yazışmalar ile dönemin kendi özelliklerini yansıtan askeri eşyalar (silah aksesuarları, mızrak uçları), takı ve kişisel aksesuarlardır.

Yine o dönemin kendine has eğlence kültürüne ait izler taşıyan tarihi buluntular da dikkat çekicidir. Yeterli yazılı kaynak olmadığı için net bilgilere ulaşamasak da o dönem insanının da kültürün ve sosyal hayatın bir parçası olan oyun geleneğini yaşattığını görmekteyiz. Buna örnek olarak da 58 Delik Oyunu’na ait olduğu sanılan Oyun Tahtaları /Levhalarıdır.

Boğazköy kazılarında ele geçirilen tabletlerin büyük bölümünün incelenmek üzere İstanbul’daki İmparatorluk müzesine getirildiğini de yine sergi salonundaki bir panodan öğrendim.

Sergide bir başka dikkat çekici unsur, kil tabletlerde yer alan çözümlemesi yapılmış yazılarda o dönemde devlet adına çalışan görevlilerin görevlerine ilişkin esaslara yer verilmiş olmasıdır. Devletin yerleşik kurallar ile yönetiliyor olması o dönemde de yasaların ya da toplumsal yönergelerin ne denli önemli olduğunu açıkça göstermektedir. Bunlardan bir tanesi de tapınaklarda görevli memurların görevlerine ilişkin talimatnamedir. Ayrıca asker yemini, Telipinu Fermanı, Naram-Sin’e ait destan, at yetiştiriciliği ile ilgili metin, devletlerarası antlaşmalar ve mektuplar göze çarpan eserler arasındadır.

Bölgede yapılan kazılarda ele geçirilen unsurlardan bir tanesi olan orak, Hititlerin aynı zamanda bulundukları coğrafi konum şartlarına uygun bir tarım toplumu olduğunu da kolaylıkla anlamak mümkün.

Tabletlerde kullanılan alfabe aynı ya da yakın devirleri paylaşmış diğer yakın medeniyetlerin kullandıkları çivi yazısı olmuştur.

İlgini çeker mi acaba?

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı