Makaleler

Fatih Projesi Uzaktan Eğitim Faaliyetleri

Fatih Projesi Uzaktan Eğitim Faaliyetleri

Fatih Projesi Uzaktan Eğitim Faaliyetleri

Fatih Projesi: EBA Ders, V Sınıf

Bilindiği üzere MEB (Milli Eğitim Bakanlığı), eğitim ve öğretim alanında başlattığı ve halen alt yapı ve uygulama safhası devam eden Fatih Projesi kapsamında bünyesinde görev yapan ilk, orta ve lise öğretmenlerine yönelik hizmet içi eğitimlere devam ediyor. Bu kurslar farklı kategori ve etaplardan oluşuyor. Eğitim öğretimde Fatih projesinin daha etkin ve verimli kullanılabilmesi için öğretmen eğitimlerine büyük önem veren MEB, bu kapsamda Fatih Projesi bünyesinde faaliyet gösterecek olan EBA Ders, V Sınıf gibi uygulamaların öğretmenler tarafından daha etkin ve bilinçli kullanılması için başvuru gruplarına göre sırasıyla öğretmen ve idarecilere yönelik hizmet içi eğitimler veriyor. Fiziksel şartlara ve durumlara bağlı olarak bu eğitimlere uzaktan eğitim şeklinde de olabiliyor.

Eğitim Konuları

  • Eğitimde Fatih Projesi
  • Fatih Projesi Donanımları
  • Eğitimde Teknoloji Kullanımı ve Temel Kavramlar
  • Öğretim Sürecinde Materyal Kullanımı
  • Materyal Arama, Bulma Ve Seçme
  • Teknoloji Destekli Ders İşlenişi Uygulaması
  • Materyalin Etkililiğinin ve Verimliliğinin Öğretmen Tarafından Değerlendirilmesi

Eğitimde FATİH Projesi, teknolojinin etkili ve verimli kullanılarak öğrenci başarısının artırılması temel amacına hizmet etmektedir.

Projeyle, her sınıf yüksek hızlı internetle tanışmakta, öğrenme kaynaklarımız çeşitlenmekte, ezberci öğrenme şekli ortadan kaldırılarak, araştıran, üreten, düşünen bireyler yetiştirilmekte, öğretmen ve öğrenciye eğitim öğretimde büyük kolaylıklar sağlanmaktadır.

Eşit Olanaklar Sağlamak

  • Sayısal uçurumu azaltmak
  • Kazanımların ölçümlenmesini sağlamak
  • Eğitimin kalitesini artırmak hedeflenmektedir.

Fatih Projesi ile öğrenci merkezli bir eğitim sistemi hayata geçecektir.

Proje Uygulama Süreci 3 fazdan oluşmaktadır:

  1. Faz Ortaöğretim Kurumları
  2. Faz Mesleki Eğitim veren Okullar ve Ortaokullar
  3. Faz İlkokul ve okul öncesi

Fatih projesi ulusal çapta bir projedir. Birçok bakanlık proje çalışmalarına katkı sağlamaktadır. Ekranda proje paydaşlarını görmektesiniz.

Fatih Projesi Paydaşları

Projenin bileşenleri oluşturulurken yerli ve yabancı uygulanmış proje örnekleri incelenmiş, bakanlığımızın yapmış olduğu projelerden kazanılan deneyimler göz önüne alınmıştır. Projenin 5 bileşeni çok önemlidir  ve fatih projesinin omurgasını oluşturur. Özellikle de öğretmen eğitimleri bileşeni ayrı bir önem taşımaktadır. Çünkü tüm bu çalışmalar teknolojinin öğretmen ve öğrenci tarafından etkin bir şekilde kullanılması ile anlamlı olacaktır. Bu bileşenlerin her birinde ayrı ekipler bulunmakta ve  çok titiz ve yoğun çalışmalar yürütmektedir.

Projenin, okul, sınıf, öğretmenler ve öğrenciler için hedefleri bulunmaktadır.

Kısacası FATİH Projesi, Güçlü pedagojik temelleriyle tüm bileşenleri içine alan ve mükemmeli hedefleyen bir eğitim tasarımıyla; yaratıcı, yenilikçi, kritik düşünebilen ve problem çözebilen, iletişim ve işbirliğine yatkın yeni bir nesil yetiştirmeyi hedefleyen bir programdır.

  • Eğitime yeni bir bakış açısının
  • Öğrenmenin yaşama biçimine dönüşmesinin
  • Eğitimde dönüşümün
  • Eğitimde eşitliğin simgesidir.

Fatih Projesinin 5 Bileşeni

Antropi Teach Yazılımı 2. Faz Etkileşimli tahtalarla birlikte gelen bir yazılımdır. Bu yazılım da öğretmen ve öğrenci için yazım ve ders işlenmesi imkanı sağlamaktadır.

Bu bölümde teknolojinin eğitimi nasıl etkilediği konusunu inceleyeceğiz ve eğitim sürecinde karşılaşacağımız temel kavramlardan bahsedeceğiz.

Teknolojinin sağlamış olduğu kolaylıklar ve fırsatlar günlük yaşamın vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir. Teknolojisiz bir yaşamın artık hayal bile edilemediği bir zaman diliminde yaşamaktayız. Ticaret, iletişim, ulaşım, bankacılık başta olmak üzere hayatın bir çok farklı alanında ciddi değişimlere sebep olmuştur.

Kurumsal yapılar ise sunmakta oldukları hizmet ve ürünlere kolay erişimi sağlamak ve bulundukları fiziksel kısıtlamaları aşarak daha fazla müşteriye ulaşabilmek için teknolojinin sunmuş olduğu bütün imkânları en etkili şekilde yapılarıyla bütünleştirme çabası içindedirler.

Toplumun değişik katmanlarında meydana gelen bu değişimlerden eğitim sistemlerinin etkilenmemesi, değişim ve dönüşümlere karşı duyarsız kalması düşünülemez. Teknolojiyi kullanarak bireyin bilgiye duyduğu ihtiyacı karşılayabilir, öğretme ve öğrenme faaliyetlerinde verimi artırabilir ve bireysel farklılıklara göre öğretme ve öğrenme alternatifleri sunabiliriz.

Böylece teknoloji kullanımı ile öğrenme kolaylaşabilir, zenginleşebilir ve gelişebilir.

Öğrenme sürecinin temelinde bireyin  (öğrenen)  olduğu  ve  bu  bireyin  sosyal  bir  varlık  olarak  farklı  birtakım  özelliklere  sahip  olduğu  gerçeğini  görmek mümkündür. Sınıf içerisinde bulunan öğrencilerin  her birisinin  farklı düzeylerde sosyal, kültürel, psikolojik, sosyo-ekonomik gibi değerlere sahip olması derste anlatılan konuyu nasıl anlamlandıracağını etkilediği ortak kanaatlerden birisidir. Öğretmenin belirli bir ders saati gibi kısa bir süre  içerisinde farklı öğrenme stillerine sahip olan öğrencilere hitap edebilme imkanı  oldukça sınırlıdır.

Teknoloji kullanımı öğretmenin öğrencilerin farklılıklarını değerlendirebilmesine ve bu öğrencilere farklı düzeylerde bilgi sunabilmesine fırsat tanımaktadır. Hızlı öğrenen bir öğrencinin bireysel olarak ilerleyebilmesi veya daha farklı düzeyde konu hakkında bilgi sahibi olma fırsatını sağlarken, yavaş öğrenen bir öğrenci yine herhangi bir baskı hissetmeden birey özelliklerine uygun bir öğrenme sürecini yaratabilir. Teknoloji, özetle bireye kendi öğrenme ihtiyaçlarına ve öğrenme stiline uygun öğrenme sürecini belirleme ve yönetme fırsatı sunmaktadır.

Klasik sınıf ortamında kullanılan ders materyalleri genellikle yazı tabanlı statik  yapıda tasarlanmış olan  basılı materyallerden (kitap, harita, grafik) oluşmaktadır.  Bilgi patlaması yaşadığımız çağ itibariyle bu bilgilerin güncel olabilmesi, kullanılan sunum formatının (bilgi organizasyonunun) herkese uygun olmaması gibi bir takım sınırlayıcı faktörler teknoloji kullanımı ile aşılabilir.

Teknoloji destekli bilgi organizasyonları daha esnek, zengin ve güncel bilgileri farklı formlarda öğrencilere sunabilir. Örneğin herhangi bir konuda hazırlanmış olan  bir  etkileşimli web sitesi, her öğrencinin  ilgi ve motivasyonuna göre gezinmeyi, istenilen bilgiye ulaşmayı sağlayabilir. Buna ilaveten öğrencinin o konu  ile  ilgili  içerikle  ve  diğer şahıslar ile etkileşim kurmasına da imkân tanır. Birçok sitede kullanılan yorum ekleme bölümü aynı bilgiye erişen insanların konu hakkında ne düşündüğünü, konu ile ilgili eksiklerin veya yanlışların neler olduğunu paylaşma fırsatını ve öğrenenlerin kendi öğrenmelerini yaratabilme fırsatını da sunmaktadır.  İşbirliğine dayalı,  dinamik,  etkileşimli ve güncel bilgilere erişim fırsatını sağlayan teknoloji öğrenmeyi etkin kılacak ve kolaylaştıracaktır.

Bilginin yalnızca  bireyin kendi ürünü olmadığı, birtakım sosyal etkileşimler ile gerçek manada anlam kazandığı ilkesinden yola çıkarak, tam ve anlamlı bir öğrenmenin gerçekleşebilmesi için öğrenciler arasında  etkileşimin  olması,  işbirliğinin  sağlanması önemli bir husustur. Bireysel çabanın yanı  sıra  bahsedilen ortak çalışmaların yapılması teknolojinin desteği alınarak daha da kolaylaştırılabilir.

Örneğin sınıf içerisinde tartışılan konun devamının öğrencilere sağlanacak öğretim yönetim sistemi içerisindeki bir sanal  sınıfta devam ettirilmesi,  okul dışında  konu ile ilgili  çalışan  kişilerin  bu  sanal  sınıfa  misafir  olarak  davet edilmesi o konunun daha  farklı bir düzeyde anlam kazanmasını sağlayacaktır. Örneğimizi daha somutlaştıracak olursak, hava olaylarının  nasıl meydana geldiği  konusunda  derste  yapılan faaliyetlere ilaveten öğrencilerin kendilerine verilecek olan görevleri sanal  sınıf  içerisinde  bir bölümde tartışabilmeleri sağlanabilir. Bu tartışmalar öğrencilerin  bireysel  öğrenme  sürecini olumlu yönde etkileyecektir. Uzman kişilerin de bu sanal ortamda bulunması ve tartışmanın bir katılımcısı olması hiç şüphe yok ki öğrencilerin konuyu daha doğru ve  anlamlı  bir  şekilde öğrenmesini sağlayacaktır.

Gerçek hayattan örneklerin sınıf ortamına getirilmesi her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumlarda öğrencilerin öğrenmeye çalıştıkları konu ile ilgili sözel olarak anlatılan veya kitaptan okudukları bilgileri dersin verildiği zaman dilimi içerisinde kavramaları, konuyla ilgili ilgi ve motivasyon geliştirmeleri zor olabilir. Öğrencilerin kendilerine verilecek olan teknoloji destekleri, dinamik ve etkileşimli içerikler öğrencilerin bireysel olarak konu ile etkileşim kurmalarının yanı sıra derse katılımlarını da sağlayabilir. Yağmurun nasıl meydana geldiğini göstermek için hazırlanmış bir etkileşimli animasyon, öğrencilerin yağmurun oluşmasını sağlayan faktörleri sürükle bırak yaparak ve bunların ne tür sonuçlar doğurabileceğini bireysel olarak test ederek, yağmurun oluşumuna etki eden faktörlerin değeri (sıcaklık, nem oranı vb.) arttıkça durumun nasıl değiştiğini gözlemleme şansına sahip olacaktır. Bu denemeler sonunda öğrencilerin birtakım çıkarımlar yapması ve dersin grup çalışması bölümünde aktif bir katılım sergilemesi sağlanabilir.  Burada verilen örnek yukarıda bahsedilen hususları da kapsayacak şekilde öğretmen tarafından ders planı içerisine dahil edilerek kullanılabilir.

Öğrencilerin farklı yaşam tecrübesine sahip olması ve bireysel farklılıkları gibi faktörleri doğal olarak her bir öğrencinin nasıl öğreneceğini belirler.

Öğretmenin çok sayıda farklı öğrenme stiline sahip öğrencilere göre öğretim yapabilmesi oldukça zor bir görevdir. Buna ilaveten her konunun kendine özgü bir takım sunuş ve öğretim stratejisi gerektirmesi öğretmeni sınıf içerisinde zorlayan diğer bir faktördür.

Bu ve benzeri durumlarda teknoloji, öğretmene bir takım fırsat ve destekler sunabilme potansiyeline sahiptir. Öğretimin farklı bileşenleri (Sunuş, değerlendirme, motivasyon, katılım vb.) için teknolojinin sunmuş olduğu fırsatlar değerlendirilirse, öğrencilerin farklılıkları dikkate alınmış olur ve daha verimli ve etkin bir öğretim gerçekleştirilmiş olur.

Uzaktan Öğretim

Öğrenen ve öğretenin farklı fiziksel mekânlarda bulundukları bir öğretim modelini ifade etmektedir. Değişik iletişim araçlarının kullanılmasıyla sağlanan ilişki ve sunulan materyaller ile öğrenme süreci işler. Örgün öğretime değişik sebeplerden dolayı katılma fırsatı bulamayanlar için sağlanan bu fırsatlar günümüzde okullardaki öğrencilerin okul dışında da birtakım öğretim faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için de kullanılmaktadır.

Her bir materyal türünün kendine özgü güçlü ve zayıf yönleri bulunmakta ve kullanımına ilişkin yöntemler farklılık göstermektedir. Ayrıca materyallerin öğretmenin öğretim anlayışı, sınıfın seviyesi ve içerik türüne göre kullanımları değişiklik gösterebilir. Bu nedenle, materyalin nasıl kullanılacağını katı bir şekilde sınıflandırmak mümkün değildir. Ancak, materyal kullanımında göz önünde bulundurulması gereken temel ilkeler vardır.

Çeşitli öğretim stratejileri, öğretim yöntem ve öğretim teknikleri vardır. Yöntem ve teknikler seçilen strateji ve ders türlerine göre de farklılık göstermektedir. Milli Eğitim bakanlığımız 2005-2006 eğitim – öğretim yılından itibaren ilk ve ortaöğretim okullarında “Yapılandırmacı Yaklaşım” stratejisini benimsemiştir. Bu nedenle bu bölümde Yapılandırmacı yaklaşımın 5e modeline değinilecektir.

Bu kısım eğitimimizin en önemli bölümlerinden biridir. Çünkü bir ders süreci belli aşamalardan oluşur ve her aşama kendine özgü bazı özelliklere sahiptir. Aynı şekilde kullanılan materyaller seçilen öğretim stratejisi doğrultusunda kullanılan yönteme ve dersin sürecine uygun kullanılmalıdır.

Örneğin sunuş yolu ile öğretim öğretmen merkezli bir stratejidir. Bu stratejide genellikle anlatım ve gösteri yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntem şu anki milli eğitim politikamıza uygun bir yöntem olmamakla birlikte en çok kullanılan yöntemdir. Bu yöntemi kullanarak tahta, kitap vb. materyallerle ders işleyen bir öğretmenin yine anlatan öğretmen pozisyonunda etkileşimli tahta, tablet bilgisayar ve e-içerikleri kullanarak ders işlemeye devam etmesi istenen bir durum değildir. Bu şekilde kullanım sunuş yolu ile öğretimi ilgi çekme, motivasyon, görsellik ve anlamayı ve kavramayı kolaylaştırıcı bir etkisi olmakla birlikte zararları da vardır. Öğrenci yine dinleyen ve izleyen konumundadır. Farklı derslerde gün boyunca sunularla ders işlenmesi ve gün sonunda öğrencinin tüm bu sunu içeriğindeki bilgilerden sorumlu tutulması teknolojinin eğitime bir zararı olarak ortaya çıkmaktadır.

Öncelikle doğru öğretim stratejisini belirlemek ve stratejiye göre doğru yöntemi kullanmak, daha sonra ise bu yönteme ait ders süreçlerinde ihtiyaç duyulan teknolojik araçlardan ve e-materyallerden destek almak gerekir. Öğrencinin merkez olduğu problem çözmeye dayalı, yapılandırılmış ve öğrenci etkinliklerinin odak olduğu bir stratejiye etkileşimli tahta, tablet bilgisayar ve e-materyallerle destek verilmesi daha doğru bir yöntem olacaktır. Şimdi bu süreçleri birlikte inceleyelim.

5e modeli öğrencinin sahip olduğu bilgi ve becerileri aktif bir şekilde kullanmasını sağlayan, öğrencinin araştırma merakını arttıran ve öğrencinin beklentilerine cevap veren bir öğretim modelidir

5e modeli süreci adından da anlaşılacağı üzere 5 aşamadan oluşmaktadır. Bunlar Giriş, Keşfetme, Açıklama, Derinleştirme, Değerlendirme süreçleridir.

Şimdi sizlerle örnek bir ders işlenişini inceleyelim. Lütfen dokümanlar bölümünden “5 e Modeli Fen dersi örneği”ni açınız.

Müfredat sistemimiz ağırlıklı olarak “Yapılandırmacı Yaklaşım” öğretim stratejisini benimsemiştir. Bu stratejide kullanılan öğretim yöntem ve teknikleri derse veya konuya göre değişebilmektedir. Bu ders planı 2014 Yılı 7. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi Öğretmen Kılavuz Kitabı doğrultusunda hazırlanmıştır. Kitapta yapılandırmacı yaklaşım işbirlikli öğrenme modeli benimsenmiştir.

Ders kitabı öğrencilerin bilimsel bilgileri etkinlik içinde keşfetmelerini, daha sonra bilimsel açıklamaya ulaşmalarını sağlamaktadır.  Bilimsel bilgiler hemen etkinlikten sonra verilmekte ce öğretmenlerden de aynı sırayı izlemeleri istenmektedir.

Ders planında 7. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi 1. Ünite olan Vücudumuzdaki Sistemler ünitesine ait “Sindirim Sistemi ve Sindirim Sistemimizin Sağlığı” konusu ele alınmıştır.)

Bu konuda 7 kazanım bulunmaktadır ve 6 ders saati önerilmektedir. Ünite içerisinde 5 ayrı konu vardır. Bu ders planında sadece 1. Konu alınmıştır.

Ders işlenişi genel olarak şöyle özetlenebilir;

Üniteye hazırlık amacı ile sorularla derse başlanır ve ön bilgileri belirlemek için bir etkinlik yaptırılır. Giriş sürecine ön bilgileri harekete geçirme merak uyandırmak amacıyla etkinlikle başlanmıştır.

Akabinde anahtar kavramlar verilmiş ve öğrencilerden kavramlarla ilgili tahmin yapmaları istenmiştir. Son olarak ders kitabındaki gazete haberleri ve metinler okutulup, metinde yer alan soruların öğrenciler tarafından tartışılması sağlanır.

Keşfetme süreci, “Yediğimiz Besinlere Ne Olur” isimli etkinlikle başlar. Süreçlere dikkat edildiğinde öğretmen tarafından doğrudan bilgi aktarımı bulunmamaktadır. Önce etkinlikle öğrencilerin bilgiye ve sonuca ulaşmaları hedeflenmekte, etkinlik sonrası bilimsel bilgiler verilmektedir.

Etkinlik sonrası açıklama süreci başlar. Öğrenciye 4 ve 5. Sınıfta öğrendikleri bilgiler hatırlatılır. Öğrencilerin etkinlik sonrası ulaşılması istenen hedefler incelenir. Fiziksel ve mekanik sindirimin tanımı yapılır, kitaptaki okuma parçası okutulur, etkinliği destekleyici bilimsel bilgiler verilir, bilgi damlası bölümü okutulur.

Akabinde bir bulmaca etkinliği ile bilgiler pekiştirilir. Sonrasında verilen bilimsel bilgileri pekiştirme amaçlı Çalışma kitabındaki” Sıraya Koyalım, Kendini Tanımlayalım” etkinliği yaptırılır.

“Eleştirel düşünme” adlı bölümlerdeki soru öğrencilerle tartışılır ve Öğrencilerin bilgiye ulaşmalarına rehberlik edilir.

Derinleştirme bölümünde “Sindirime Yardımcı Olan Organlar” üzerinde durulur. Okuma parçası, açıklama vb. yöntemlerle bilgiler verildikten sonra çalışma kitabındaki “Ne, Nerede, Nasıl Sindirilir” etkinliği yaptırılır. Daha sonra çalışma kitabındaki “Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları” ve “Sindirim Sisteminin Sağlığı “ etkinlikleri yaptırılır.

Değerlendirme sürecinden ise “Kendimizi Değerlendirelim”  bölümünde yer alan sorular öğrencilere ev ödevi olarak verilir.

Değerli öğretmenler buraya kadar bir ders işleniş örneğini inceledik. Bu eğitimdeki hedefimiz dersin işlenişini ve süreçlerini değiştirmeden işlenişe bilişim teknolojisi teknoloji desteği sağlamaktır. Örneğin yukarıdaki ders süreçlerini resim, canlandırma, benzetim, video, ses öğrenme nesnesi gibi uygun e-materyallerle destekleme süreçlerde bilgisayar oyunları, çevrimiçi uygulamalar, eğitim yazılımları vb. kullanma, bilişim destekli değerlendirme araçları kullanmaktır.

Unutulmamalıdır ki keşfetme sürecinde belirtilen ve öğrenci tarafından yapılması gereken etkinliğin yerini bilişim materyali almamalıdır. Yani bilişim desteği öğrenciyi sınıfta pasif konuma sokacak şekilde kullanılmamalıdır.

Ancak tüm bu işlemleri yaparken uygun içeriğin seçilerek kullanılması en önemli olan konulardan biridir. Örneğin Sindirim sitemi ile ilgili kazanımlar hem ortaokul seviyesinde hem de lise seviyesinde bulunmaktadır. Kullanacak bir e-içeriğin hangi seviyeye hitap ettiğine dikkat edilmeli ve ona göre seçilmelidir. Özellikle EBA dışı kaynaklar kullanılırken bulunan içeriğin uygun bir içerik olup olmadığı dikkatle incelenmelidir.

E-İçeriklerin amaca, öğrencilerin özelliklerine ve öğrenme ortamına uygunluğunu belirlemek amacıyla genel olarak bütün e-içeriklerde (oyunlar, simülasyonlar, animasyonlar, çalışma yaprakları, sunular, web günlükleri vb.)  ekrandaki özellikler aranmalıdır.

Bu özellikler sırasıyla;

  • Seçeceğiniz e-içeriğin işleyeceğiniz konuya ait kazanıma uygun olması,
  • İçeriğin kullanacağınız öğrenci seviyesine uygun olması,
  • Teknik olarak yeterli düzeyde olması,
  • Etkileşimli olması,
  • Diğerlerine nazaran dikkat çekici olması,
  • İçerikte yer alan bilgilerin doğru ve güncel olması,
  • İçeriğin daha önce kullanılma oranı ve başarısının kanıtlanmışlığı,
  • Tarafsız bir gözle hazırlanmış olması,
  • Etkili ve doğru bir dilin kullanılmış olması şeklinde özetlenebilir.

Telif Hakları

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda telif haklı materyallerin kullanımı ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadır. 33. Maddede belirtildiği üzere yayımlanmış, erişime açık eser site vb. ortamlardaki eserlerin yüzyüze eğitimlerde kullanılmasında sıkıntı yoktur. Ancak burada önemli nokta kullanımda kar amacı olmaması, paylaşılmaması yüzyüze eğitim olmasıdır.

Yine 34. Maddede belirtildiği üzere bu tür eserlerden belli bir miktar alıp yeni bir eser meydana getirmek eğer eğitim maksatlıysa serbesttir. Ancak her tür serbest kullanımda ticari amaç olmaması, haksız rekabete yol açacak davranışa sebep vermemesi, kişilik hak ve özgürlüklerini zedeleyecek davranış olmaması ve mutlaka eser ve eser sahibinin adı kesin şekilde belirtilmelidir.

İlgini çeker mi acaba?

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı