Peirce’nin Göstergebilim Kuramı

Peirce’nin Göstergebilim Kuramı

Peirce’nin Göstergebilim Kuramı

Peirce’nin göstergebilim ve mantık arasında ilişki kurarak ele aldığı tüm konuları göstergebilim konusu olarak görüp matematiksel kesinliğe yaklaşan gösterge kuramında; 3 parçalı model bulunur:

1.parça olan gösterge, bir şeyin yerini tutan başka bir şeydir. 2.parça yorumlayan, göstergeyi yorumlayan başka bir göstergedir. 3. Parça nesne id göstergenin karşılık geldiği şeydir. Buradan yola çıkarak Peirce göstergeyi şu şekilde tanımlar: Bir kişi için herhangi bir şeyin yerini, herhangi bir bakımdan ya da herhangi bir sıfatla tutan şeydir. Birine yöneliktir; bir kişinin zihninde eşdeğerli gösterge ya da daha gelişmiş bir gösterge yaratır. Peirce göstergeleri üçlükler şeklinde tanımlar. Bu üçlükler arasındaki en önemlisi de görüntüsel gösterge, belirti ve simge/sembol üçlüsüdür. Görüntüsel gösterge (ikon) nesnesiyle arasında benzerlik ilişkisi olan göstergedir (fotoğraf, resim). Belirti (index) gösterileniyle doğrudan ilişkili göstergedir (duman,ayak izi). Sembol nesnesiyle arasında nedensizlik ilişkisi bulunan göstergedir (bayrak, trafik ışıkları). Peirce, diğer bir göstergebilim kuramcısı Saussure den farklı olarak dili kültüre bağlar ve dil yapısına bağlı olarak mantık kuramı olarak görür. Peirce’nin kuramında en büyük sorun göstergenin somut nesnesi olmadığında bu tanımlamanın nasıl yapılacağı sorunudur.

Groupe (mü) nün görsel göstergebilim yaklaşımı imgenin dilbilgisini ortaya koymayı amaçlar. Anlatımın görsel dürtüler, içeriğin ise anlambilimsel evren olduğunu söyler. Evrenin nesnelerine göndermede bulunan ikonik göstergelerle; renk doku biçim aracılığıyla anlam üreten plastik göstergeleri birbirinden ayırır. Plastik göstergeler ikonik göstergelerin bir parçası değil başlı başına bir göstergedir. Çünkü plastik gösterge betiyle sınırlanamaz, betisiz imgeyi de kapsamına alabilir. Plask göstergenin anlamı ögeler arasındaki bağlantı yoluyla belirir. Ögeler tek başına anlam taşımaz belirleyici olan aralarındaki ilişkidir, aralarındaki yapısal karşıtlıklar anlam verir. Renk: Canlı/sönük, aydınlık/karanlık, saf/karma, sıcak/soğuk, kontrast gibi karşıtlık ve benzerlik ilişkilerle incelenir. Eşitleme ve karşıtlık, egemenlik ölçütleri önemlidir. Doku: İzlenen nesneyle izleyici arasında bir tür uzaklık oluşturur, üç boyutluluk dokunsallık ve dışavurum izlenimi verebilir (Soğuk, donuk bir görüntü dokunsal değildir.) (Pürtüklü görünüm üç boyutu içerir). Biçim: Çizgi, alan, sınır, yüzey, kontur, biçim ve fon gibi görsel dürtüler algılamayı yönlendirir. Beti (figür) ve fon arasındaki karşıtlık sınır alanlarını oluşturur. Boyut, konum ve yönelim biçimin üç parametresidir. Grup mü nün görsel göstergebiliminde nesne kavramı gösterge kavramından ayrılamaz. İkonik göstergeye baktığımızda alan belirginliği ve derinliği bu göstergenin algılanmasında belirleyicidir. İkonizm gönderge ve gösteren arasına bir uzaklık koyar. Modelin duruşunda giysilerinde ve ışıklandırmada ikonik göstergeleri inceleyebiliriz.

Bu iki görsel göstergebilim arasındaki fark şudur: Peirce gösterge, nesneyi ve yorumlayanı üçe ayırır ve nesneyle gösterge her zaman aynı şey değildir (Belirti, sembol). Grup mü de gösterge ve nesne aynı şeydir. Peirce’nin kuramı daha tümü kapsayıcıdır ve daha çok bilgi aktarır. Örneğin bir parti logosunu görsel göstergebilimsel olarak incelemek istersek temsili anlamı araştırabilmek için Peirce’nin kuramını kullanmamız gerekecektir.

Yazar Hakkında

Eğitimci & Araştırmacı

Benzer yazılar

Bu İçeriğe Yorum Yap!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir