Genel Sağlık Bilgileri

Hamilelikte Diyabetle Mücadele

Hamilelikte Diyabetle Mücadele

Hamilelik Döneminde Diyabet İle Nasıl Mücadele Edilir?

Kadın doğum hekimlerimizin anne adaylarına yirminci gebelik haftasından sonra yaptığı şeker yükleme testi değerleri yüksek gelebiliyor. Anne adayları bu durumdan çok endişeleniyorlar. Polikliniğimizden içeri giren korkmuş anne adaylarının endişelerini poliklinikte sohbetimiz sırasında mümkün olduğunca gidermeye çalışıyorum. Annelerin bu duruma hazırlıksız yakalanmalarını endişelerinin temel nedenlerinden birisi olduğunu düşünüyoruz.

Kent yaşamı, iş hayatı, sosyal koşullarımız ve bireysel tercihlerimiz nedeni ile artık çocuklarımızı erken yirmili yaşlarda yapmıyoruz. Böylece gebe diyabeti için en önemli risk faktörü olan ileri yaş gebeliği ile karşı karşıyayız. Özellikle yirmi yedi yaşından sonra gerçekleşen gebeliklerde, her artan yaş için gebede diyabet görülme riski şaşırtıcı oranda artıyor. Varsa eğer, önceki gebeliklerinde şeker tanısı alan gebelerimizde de diyabet ortaya çıkma riski yüksek. Önceki gebeliklerde diyabet tanısı almamış olsa bile, iri bir bebek dünyaya getirmiş olmak sonraki gebelikler için riskin yüksek olduğunu gösteriyor. Dört kilodan daha şişman olan, sevmeye doyamadığımız şişko bebeklerimiz bize diyabetin ayak seslerini duyuruyor olabilir. Bunun dışında ailede diyabetli kişilerin bulunması, yüksek vücut kitle indeksi, düzensiz beslenme diyabet için risk faktörleridir.

Anneler neden bu benim başıma i geldi diye soruyorlar. Hepimizin I bilmesi gereken şey şu ki gebelikteki şeker hastalığının nedeni insülin direncidir. İnsülin direnci özetle şu şekilde anlatılabilir; Sağlıklı bir kişide bir birim şekerden vücudun yararlanabilmesi İçin bir ünite insüline ihtiyaç varken, direnci olan kişi aynı miktarda şekeri vücutta işe yarar hale getirmek için iki, üç, beş katı insüline ihtiyaç duyar. Her gebede gebelik hormonları ve gebelik fizyolojisi gereği mutlaka insülin direnci vardır. Kimi gebe mevcut durumla baş eder ve şekeri yükselmez iken kimi gebe bu direnç ile baş edemez ve kan şekerinde yükselmeler başlar. Asıl dengeyi bebekle sağlayamayız, çünkü anne karnındaki bebekte insülin direnci yoktur ve anneden bebeğe geçen yüksek düzeydeki şeker bebeğin insülini ile bebeğin vücuduna yararlı hale getirilir. Bebekteki yüksek şeker onda yağ depolanmasına ve yağ hücrelerinin gelişmesine neden olur.

Diyabeti tedavi edilmeyen bebeği ve anneyi neler bekler?

Poliklinikte bunlardan bahsetmeyi sevmiyorum. Çünkü anneler bu konuyu o kadar ciddiye alıyorlar ki onları fazladan endişelendirmek istemiyorum. Şimdiye kadar oldukça fazla sayıda diyabetik gebe takip ettim, diyetine, ilaçlarına, takip ve kontrollerine riayet etmeyen gebem olmadı desem yeridir. Bir kere tedavisiz diyabetik gebe iri bebek doğurur, bu gebelerin suyu fazla olur. Dört kilo bir bebek doğurmak, üç buçuk kilo bir bebek doğurmaktan daha zordur. Bu bebekler doğum sırasında daha çok doğum travmasına maruz kalıyorlar. Doğum sonrası kısa dönemde kalsiyum ve şeker metabolizması ile ilgili sorunları daha çok yaşıyorlar. Sarılıkları daha uzun sürüyor ve daha yüksek bilirübin seviyeleri olabiliyor.

Doğum sonrası hastanede kalış süreleri daha uzun ve küvezde özel bakıma daha çok ihtiyaç duyabiliyorlar. İleri yaşlarında, bu iri bebeklerin obezite sorunları oluyor ve bu bebekler daha çok diyabet riski taşıyor. O zaman tanı aldığımızda hiç panik olmamıza gerek yok. Yapmamız gereken bir kaç küçük şey var. Çünkü gebelik diyabeti kolay tedavi edilen bir diyabettir. Çoğu zaman diyet ile işler yolunda gidiyor. Diyet yetersiz olduğunda küçük doz imandan üretilen insülinler ile şeker düzeylerini ayarlayabiliyoruz.

Tedavi sonrasında anneler hareket kabiliyetlerinin arttığını, kilo verdiklerini daha canlı olduklarını söylüyorlar. En başta kilo vermiş olmak onları endişelendiriyor. Onlara kaybettikleri kilonun ödemden başka bir şey olmadığını söylediğimde rahatlıyorlar. Gebelik boyunca ayda bir kez 2 günlük takipler ile kan şekerlerinin hedef düzeylerde olup olmadığını gebelerle beraber kontrol ediyoruz. Çünkü onlar hedef değerleri, tedavinin esaslarını, diyetlerini ve insülinlerini öğrenmiş oluyorlar. Bu çok zor değil. Gebelik sonlandığında eğer üç – üç buçuk kilo bir bebeğimiz olmuşsa hepimiz mutlu oluyoruz. Doğum sonrası vizit sırasında hem bebeği seviyoruz hem de doğum sonrası kan şekeri takiplerini gözden geçiriyoruz. Gebelik sonrasında çok az gebede şeker hastalığı devam ediyor, %90’dan fazlası normale dönüyor. Eğer doğum sonrası takiplerimiz normal düzeylerde ise anneden, üç ay sonra bir kez daha şeker yükleme testi istiyoruz.

Bu test de normal çıkarsa anneye küçük bir önerimiz oluyor. Yaşıtlarına göre şeker hastası olma riskleri biraz yüksek. Senede bir kez açlık tokluk kan şekerlerini kontrol ettirmeleri gerekir.

İlgini çeker mi acaba?

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı