Keşfedilmeyi Bekleyen Dünya: Çocuklarımız

Keşfedilmeyi Bekleyen Dünya: Çocuklarımız

Keşfedilmeyi Bekleyen Dünya: Çocuklarımız

Günümüz cemiyet hayatına hâkim olan değişme, yeni yapılan­ma, hızlı teknolojik gelişmeler çocuklarımızın talim ve terbiyesini ve ahlakını da tesir altına almakta, bu gelişmeler ışığında büyüyen çocuğun farklı karakter çizgileri taşımasına sebep olmaktadır. Çocuğunuzun mükemmel bir insan olmasına karar vermeniz demek aile huzurunuza, güvenli bir geleceğe, mutlu bir hayata karar vermek demektir.

Çocuğunuzu gerçekten çok mu seviyorsunuz?

Onun sevilen, arkadaşları tarafından ilgi duyulan, en iyiler ve numune insanlar arasında gösterilen bir fert olmasını istiyor musunuz? O zaman iş size düşüyor demektir. Çünkü onun ilk muallimi ve terbiyecisi, model olarak aldığı kişi sizsiniz.

Çocuğunuzu mükemmel hâle getirmek için en evvelâ şu suâli (soruyu) kendinize sormalısınız.

Biz iyi bir an­ne baba, aynı zamanda çocuğun dilinden anla­yan, onunla iyi münasebet kurabilen, rehberlik ya­pabilme kabiliyetine sahip bir eğitimci miyiz?

Bu so­ruların cevabı menfî ise o zaman iş işten geçmeden değişmenin tam zamanı. Bu işe önce kendinizden başlamalısınız.

Günümüz cemiyet hayatına hâkim olan değişme, yeni yapılanma, hızlı teknolojik gelişmeler çocukları­mızın tâlim ve terbiyesini ve ahlâkını da tesir altına al­makta, bu gelişmeler ışığında büyüyen çocuğun fark­lı karakter çizgileri taşımasına sebep olmaktadır.

Çocuğunuzun mükemmel bir insan olmasına ka­rar vermeniz demek aile huzurunuza, güvenli bir ge­leceğe, mutlu bir hayata karar vermek demektir.

Bu işte ilk adım çocuğunuzu tanıyarak kabili­yetlerini keşfetmektir. Çünkü her çocuğun parmak izi, retina çizgileri, kokusu farklı olduğu gibi zihin dünyasının ve hâdiselere verdiği tepkilerin de farklı olacağını bilmek gerekir. Yanlış olduğunu bildiğiniz halde kendi çocuğunuzun başkalarının çocukları gibi olması için yanlış yönlendirmeler, her defasında ona başka çocukların örnek gösterilmesi, ulaşamayacağı hedefe zorlamak onun körpe dimağına ve ruhuna vurulan manevî darbelerdir. Farkında olmadan bırak­tığınız her kötü hatıra ise çocuğunuzun düşünce dünyasında silinmez izler bırakacak ve onun mutsuz bir fert olmasına yol açacaktır.

İyi bir gözleyici olun. Onun içinde bulunduğu ru­hî durumu hissetmeye çalışın. Çünkü her çocuğun içinde bulunduğu gelişme devresine ait ihtiyaçları ve sıkıntıları farklıdır. Onu ilk keşfeden siz olun. Yaşadığınız münasebetlerinizde çocuğun bir sıkıntıyla karşı karşıya olduğunu görüyorsanız onu dinleyin, ona de­ğer verdiğinizi hissettirin. Çünkü değerli olmak, sevil­mek çocuğunuzun ekmek gibi, su gibi, hava gibi te­mel ihtiyaçlarından biridir. Bu ihtiyaçlarını yeterince karşılayamayan çocuklar büyüdüklerinde neyi sevip sevmeyeceklerini bilemeyen, sevgiye hasret, kuru ve renksiz bir iç dünyaya sahip fert olurlar.

Zorba yasaklardan mutlaka kaçının. Bu çeşit ya­saklama ve kısıtlamalar çocuklarda bulunan alışkan­lıkları, büyüklerdekinden daha fazla kesinleştirir. Ço­cukların sadece yasaklanan şeyleri akıllarına takmak gibi bir saplantıları vardır. Büyüklere karşı o şey önü­ne geçilmez bir çekicilik kazanır onların gözünde. Bu sebeple kısmen veya kısa süreli durdurucu ve gemleyici davranışlara isyan ederler. Ona tahsis edilmiş ne varsa onun malıdır. Lütfen onlara yersiz müdahalede bulunmayın. Bu durum çatışmalara sebep olduğu gi­bi onun sevgisini de kaybetmesine yol açacaktır. Her şeyin ölçülü olanı faidelidir.

Saatlerce nutuk çekmeyin. Çünkü çocuklar söy­lediklerinize değil, yaptıklarınıza dikkat eder ve onla­rı taklit ederler. Böylece büyüdükçe sizin kötü hare­ketlerinizin kopyası birer insan yetiştirmiş olursunuz.

Çocuklarınızın hata yapmasından korkmayın. Hata, çocuklarınızın gelişmesine, kendilerine olan öz güvenlerinin artmasına vesile olur. Ona sadece doğru ve yanlış olanı anlatın. Yanlış yapmaktan korkan çocuklar deneme kabiliyetini kaybederler.

Çocuklarınıza mutlaka zaman ayırın. Çünkü ha­yatınızın hiçbir devrinde bitmemiş işlerinizden başını­zı kaldıramayacak, onlara zaman ayıracak fırsat bula­mayacaksınız. Ailesiyle yeterince baş başa olmayan çocukların zihinleri ve kalpleri karışıktır. Eften püften şeyleri etraflarına bahane olarak göstererek dikkat çekmek ve ailesinin kendisiyle ilgilenmesini sağlamak maksadıyla menfî davranışlar içerisine girer. Böyle ço­cuklar umumiyetle başarısız ve mutsuzdurlar. “Niye başarısızsın?” sorusuyla karşılaştıklarında halının ren­gi, masanın eğri durması gibi basit mazeretlerle kar­şılık verirler.

Bizce kötü veya uyumsuz çocuk yoktur. Yalnız­ca yaptığımız hatalar sebebiyle yanlış şekillendirdiği­miz, dilini anlamadığımız, münâsebet kuramadığımız çocuklarımız vardır. Bu yüzyılın gençliği yâni bizim çocuklarımız aslında çok şey istemiyorlar bizden; biraz sevgi, biraz ilgi, biraz manevî destek istiyor onlar. Ha­ni biz de o yaşlarda aynı şeyleri istemiyor muyduk? Lütfen kasayı açtığımızda, paraları gördüğümüzde yüzümüzde beliren tebessümü onlara da gösterelim. Onlar bizim gerçek hazinemiz.

Çocuklarınıza yetişkin insanlar gibi davranın, fakat yetişkin insan davranışları beklemeyin. Böyle­ce onlara mesuliyetini bilen, cemiyete kendini kabul ettirmede zorluk çekmeyen, kariyer sahibi sağlıklı bir kişilik yüklemiş olursunuz.

Yazar Hakkında

Proje Delisi

Benzer yazılar

Bu İçeriğe Yorum Yap!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir