Zippo Nedir? Ne Zaman ve Kim Tarafından İcat Edilmiştir?

Zippo Nedir? Ne Zaman ve Kim Tarafından İcat Edilmiştir?

Zippo Nedir? Ne Zaman ve Kim Tarafından İcat Edilmiştir?

Hikâyenin başında George, son derece tem­bel bir öğrencidir. Sene sonunda karnenin vehametini gören babası, “senin adam olacağın yok, bari bir zanaat öğren” deyip oğlanı kendi atölyelerinde çırak olarak başlatır. George bu­rada torna, tesviye, eğe, perdah, cila gibi metal sanatlarını yavaş yavaş öğrenir. Babanın vefa­tını izleyen yıllarda iştahı açılan piyasaların bü­yüsüne kapılan George, atölye dahil ne var ne yoksa hepsini yükselen petrol işine yatırır ve buhranın ilk dalgasıyla tüm sermaye aşırı yükse­lerek buhar olup elden gider. Yaşadığı hayal kı­rıklığı o denli büyüktür ki, fırsatını bulsa Teksas’ın tüm kuyularını kundaklayabileceğim hisseder, ama sonraları daha makul bir yol seç­mesi gerektiğini düşünerek sakinleşir ve o dönem pek revaçta olan, bizim “muhtar çakmağı” dediğimiz Avusturya çakmaklarını ithal edip, satarak ailesini geçindirmeye çalışır.

Söylentiye göre, bir hanımın sigarasını yak­maya uğraşan ama hafif esinti yüzünden bir türlü başarılı olamayan petrol işçisinin perişan halini görünce George’un aklına Avusturya çakmağını rüzgârlıkla donatma fikri gelir. Metal işine verdiği yıllar sağolsun, fitilin çevresini gö­zenekli bir levhayla çevrelemesi beş dakikasını almaz, ilk tasarımı daha da mükemmel hale ge­tirmek için çalışır; kutusunu, kapağını, menteşesini, fitilini, taşını, çarkını son haline ge­tirip nihayet 1933’te çakmağının adını Zippo koyar. Bu adı seçerken, dönemin en havalı icat­larından biri olan fermuardan (zipper) esin­lendiği biliniyor.

ilk yıllarda tek tük satan çakmak, ikinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan askerlerinin gözdesi olur. Tam bitti derken Kore Savaşı çıkar, ardından Vietnam gelir. Cephenin sıkıntı­larını çakmağın üzerine kazıyan dertli askerler, mektupların ucunu Zippo’yla tutuşturmayı ihmal etmez. Özellikle Vietnam Savaşı’na şahit olan emektarlar şimdi müzayedelerin en ateşli gözdeleri haline gelmiştir.

Zippo, üretildiği günden beri iç aksamı üze­rinde değişiklik yapılmamış nadir teknik numu­nelerden biri. Evrimini tamamlamış yılan gibi, mükemmel bir çakmaktan bahsediyoruz; fitilin içinden yükselen petrol buharını bir çerçevenin içinde yakmak ayrıcalığına, meşhur yankesici Prometheus bile sahip değildi.

“Zımbırtrnın nasıl çalıştığına gelelim. Metal bir hazneye hapsedilmiş olan pamuğa emdirilen petrol, daha doğrusu neft, fitili yağa boğarak uca doğru yükselir. Çarkın sürtünmesiyle çak­mak taşından çıkan kıvılcım, fitili tutuşturur. Alevi söndürmenin tek yolu, çakmağın kapağını kapatarak ortamı havasız bırakmaktır, işlevi, fi­tili yakıta doymuş halde tutmaktan ibaret olan Avusturya çakmağınınkine kıyasla, Zippo’nun kapağı çok daha büyüktür ve rüzgârlık hacmi içinde daha fazla petrol buharı tutulabildiği için tutuşturması daha kolaydır. Zippo yakıt tercihi yapmaz; yavaş buharlaşan her tür yakıtla, örneğin ispirto, viski, gazyağı, benzin, mazot vs. ile çalıştırılabilir. Efsanevi bir de garanti söz ko­nusudur: Arızalanan tüm çakmaklar tamir edilir; tamir edilemeyecek halde olanlar, yenisiyle değiştirilir.

“Sigara içmiyoruz, bize ne Zippo’dan?” diyor olabilirsiniz. Ateş, onun getirdiği aydınlık medeniyetimizin en önemli timsali değil mi? Si­gara mahkûm edileli çok oldu, kabul, ama ateşle olan ilişkimizi kesmiş değiliz. Bu kullanışlı maki­neyle, sigara yakmak dışında onlarca başka iş yapmak mümkün. Aşırı soğuk havada kalanlar bilir, sıkıştırılmış bütan gazıyla çalışan ucuz çak­maklar çabucak donar, bir türlü yanmak bilmez. Bu nedenle dağcılar, uzun seyahatlere çıkanlar yanlarında Zippo bulundurur. Aydınlatma, ısınma, tutuşturma, biriktirme, daha önemlisi onlarca oyun oynama ve yeni­lerini geliştirme imkânı veren şıngırtılı bir oyuncaktır bu çakmak.

77 yıldan beri tasarımı değişmedi, 3 Mart 1936’da tescillendi, patent numarası 2032695. Standart ağırlığı 58,1 gram.

22 parçadan oluşuyor. 108 işlemden geçiyor. Bradford’daki fabrikada günde 80.000 adet çakmak üretiliyor. Şimdiye dek 400 milyon adet üretildi. 1932’de piyasaya sürülen Zippo’nun o günkü fiyatı 1,95 dolardı.

Romantik Yanma Fiziği

“Ateşle barut yanyana dur­maz” deyimi, işin fiziğini büyük ölçüde içeriyor. Yakıtla oksijen uygun koşullarda biraraya gelince “ateş bacayı sa­rıyor”; ısı ve ışık şahmına duman eşlik ediyor. Tutuşmanın ardından ışılda­yan alevin oluşturduğu damla biçimindeki zarf, hızla bu­harlaşan yakıtı içinde hapse­diyor. Gaz halindeki yakıt ile oksijen molekülleri bu zarfın dış yüzeyinde buluşup ısı ve ışık veren kimyasal tepkimeyi başlatıyor. “Eksik yanan” hid­rokarbon öbekleri alevin içinde hızla hareket ediyor; ısı düzeyindeki fark nedeniyle al­evin rengi maviden sarıya değişiyor. Yanmak isteyen öbeklerin onca uğraşına rağmen mükemmel yanma asla gerçekleşmiyor; yakıt fazlası alevin dışına çıkar çık­maz yoğuşup is ve dumana dönüşüyor. Karşılık bulma­yan beklentilerin “yanıyo­rum” biçiminde dile gelmesinde anlatıl­mak istenen “eksik yanma” olmalı; cümle genellikle “duman oldum” diye bitiyor!

Yazar Hakkında

Eğitimci & Araştırmacı

Benzer yazılar

Bu İçeriğe Yorum Yap!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir