Uçmayı Başaran İlk İnsan

Uçmayı Başaran İlk İnsan

Uçmayı Başaran İlk İnsan

Uçmayı Başaran İlk İnsan Endülüslü Abbâs b. Firnâs

Eş-Şeyh Ahmed b. Muhammed El-Makkarî et-Tilemsânî, Nefhu’t-Tîb isimli eserinde dünyada ilk uçan kişinin Abbâs b. Firnâs olduğunu ve bu zâtın daha pek çok icadının da bulunduğunu kaydetmektedir.

Fizik ve astronomi sahasında birçok keşfe imza atan Endülüslü Ebu’l-Kâsım Abbâs b. Firnâs (vefatı M. 887), aynı zamanda dünyâda uçmayı başaran ilk kişi­dir. Dünya ilim ve teknoloji târihinde maalesef bugü­ne kadar üstün güçlerin dayatması hâkim olmakta ve îcâtlar târihi de taraflı ve bir o kadar da yanlış olarak kitaplarda yazılmaya devam etmektedir.

Böyle olunca da dünyâda ilk uçan kişiler olarak târihe geçen Orville ve Wİlbur Wright kardeşlerden 1017 sene önce uçmaya muvaffak olan Abbâs b. Firnâs’ın ismi bile zikredilmez.

Eş-Şeyh Ahmed b. Muhammed El-Makkarî et-Ti­lemsânî, Nefhu’t-Tîb isimli eserinde dünyada ilk uçan kişinin Abbâs b. Firnâs olduğunu ve bu kişinin daha pek çok icadının da bulunduğunu kaydetmek­te ve şu mühim bilgileri yazmaktadır: “ibn-i Firnâs, o zamana kadar hiçbir yerde benzeri görülmemiş bir âlet yaptı. Yaptığı bu geniş satıhlı âletin üzerini ga­yet ustaca has ipekten bir kumaşla kaplayıp, kuma­şı da hiç boş yer bırakmadan kuş tüyleriyle örttü. Uzun çalışmalar neticesinde, yapmış olduğu cihazı bitiren ibn-i Firnâs aleti çalıştırmaya ve ona binerek havada uçmaya muvaffak oldu. Bu âletle uzun za­man havada kaldı, pikeler yaptı. Daha sonra da ade­tâ bir kuş gibi süzülerek yere kondu.”

Prof. Dr. Philip K. Hitti, Siyâsî ve Kültürel islâm Târihi isimli eserinde ibn-i Firnâs hakkında şunları kaydetmektedir: “islâm târihinde bu kişi yâni ibn-i Firnâs, insanın uçması hususunda ilk ilmî teşebbü­sü yapan kimse olarak da bilinir. Kaynakların bize naklettiğine göre onun uçmak için geliştirdiği âlet, kuş tüylerinden yapılmış kanatlardan oluşan bir ci­hazdan ibaretti ve kendisini havada uzun müddet uçurabilmişti.”

ibn-i Firnâs’tan 750 sene sonra, gelişmiş bir me­kanizma ile Galata Kulesi’nden Üsküdar’a kadar uç­maya muvaffak olan Hezarfen Ahmed Çelebi‘nin de maalesef ilim ve teknoloji târihinde adı geçmez.

Dünyâ îcâtlar ve teknoloji târihi tarafsız ve târihî hakîkatlere uygun olarak ele alınmalı ve yazılmalı­dır. Belki bir gün insaflı ilim adamları bunu gerçek­leştirirler, insanlığın rahat ve menfaati için geçmişte yapılmış bütün çalışmaların sahiplerinin en azından isimlerinin zikredilmesi bir ilim namusu ve insanlık borcudur.

Yazar Hakkında

Eğitimci & Araştırmacı

Benzer yazılar

Bu İçeriğe Yorum Yap!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir