Bilim ve Teknoloji

Eskiden Aşılar Nasıl Korunuyordu?

Eskiden Aşılar Nasıl Korunuyordu?

Bir hastalığa karşı bağışıklık sağlamak veya o has­talığı tedavî etmek için hazırlanan ve vücuda kas, da­mar veya ağız yoluyla verilen sıvıya aşı ismi verilir.

Aşı, zayıflatma adı verilen uygun bir sterilizasyonla hasta­lık yapma gücü yok edilen bir mikrop maddesinden meydana gelmektedir.

İnsanlığın ilk kullandığı aşı çiçek aşısıdır. Bu kulla­nım varilasyon metodudur, ilk kullanımın Çinliler ta­rafından yapıldığı iddia edilse de aşıyı dünyaya tanı­tan millet Türklerdir. Sultan Üçüncü Ahmed Han’ın Osmanlı tahtında bulunduğu Lale Devri’nde ingiliz el­çisi Sir Montagu’nun eşi Lady Mary VVortley Monta-gu’nun, Edirne’den ülkesine yazdığı ve çiçek aşısını anlatan mektubu dünyada ilk belge olarak kabul edilmektedir. 1796 tarihinde Edvvard Jenner’in geliştirdi­ği vaksinasyon metodu ise kendi adıyla tıp literatürü­ne geçmiştir. Bu vaksinasyon metodu insanlığı aşıla­mada mühim dönüm noktalarından biridir.

1801 senesine kadar varilasyon metoduna göre uygulanan aşı, bu tarihten itibaren Jenner metodu ile istanbul’da üretilmeye ve uygulanmaya başlandı. Bu laboratuvar bir müddet sonra bir enstitü olarak “Telkihhâne” adıyla 1892 Temmuz’unda Dr. Hüseyin Remzi Bey idaresinde Askerî Tıbbiye Mektebi bahçe­sinde kurulmuştur. Telkihhâne’de üretilen çiçek, dif­teri, sığır vebası, tifo, kolera gibi aşılar Osmanlı coğrafyasının en ücra köşelerine kadar dağıtılarak bulaşı­cı hastalıklar önlenmeye çalışılmıştır.

Aşıyı bozulmadan kullanıcıya ulaştırabilmek çok mühimdir. Modern dünyada soğuk zincir olarak ad­landırılan taşıma ve depolama ile bu gerçekleştirilerek aşının bozulması önlenmeye çalışılmaktadır. Zamanı­mızda durum böyle iken aşıyı dünyaya tanıta Osmanlılarda durum nasıldı? Onlar aşının bozulmadan tüketiciye ulaşmasını nasıl sağlıyorlardı?

Târihî vesîkaları tetkik ettiğimizde büyük külfet ve masraflarla üretilen aşının bozulmaması için yetki­lilere birçok ikaz yazıları gönderilmiş, aşıların bozul­masına sebep olanlara ise cezaî müeyyideler tatbik edilmiştir. Bu yazılarda aşıların zamanında tüketilme­diği, muhafazasına gereken ehemmiyetin verilmediği zikredilerek şu hususlara dikkat çekilmektedir:

ihtiyaca göre aşı talebinde bulunularak fazla aşı tü­pü istenilmemesi, aşının diğer ecza gibi depolanmaya­rak on beş gün içinde tüketilmesi, aşıların eczahânele-re dağıtılmayıp belediye tabibi ve aşı memurlarına vakit geçirilmeden teslimi, sıcak yerlerde, bilhassa kışın soba yanan yerlerde bulundurulmayarak serin yerlerde ve buzluk içinde korunması icap ettiği belirtilmektedir.

Telkihhâne’de hazırlanıp ücretsiz olarak dağıtılan aşı tüplerinden tam randıman alınabilmesi için vakit geçirmeden kullanılması ve korumada soğuk zincire katiyen riayet edilmesi defaatle tamîm edilmiştir. Ay­rıca aşıların bozulmasına sebep olanlardan her bir tüp için beş kuruş tazminat alınacağı ifâde edilmiştir.

Eskiden Aşılar Nasıl Korunuyordu?

Ahâliye, bilhassa çocuklara yapılan aşıların tutma­ması üzerine tahkikat yapılarak aşı tüplerinin bozulup bozulmadığı tetkik edilmiş ve gerekli tedbirler alınmış­tır. Telkihhâne’de hazırlanıp değişik bölgelere gönderilen aşı tüplerinin sıcaktan bozulmalarının önüne ge­çilmek için uygun olan bölgelerde Telkihhane’nin bir şubesi açılarak orada da aşı üretimine geçilerek ahâlinin taze aşıya kavuşması sağlanmıştır. Nitekim Yemen vilâyetine gönderilen aşıların sıcaktan bozulması üze­rine Hudeyde’de bir telkihhâne açılmıştır. Basra’da bir telkihhâne şubesi kurulması için gerekli alet ve edeva­tın gönderilmesini belirten bir başka vesîka aşılama faaliyetinin devlet politikası olarak ne derece ehemmi­yeti haiz olduğunu ortaya koymaktadır. Netîce olarak ürettiği aşı ile beraber, aşının korun­masında 20. asrın soğuk zincir koruma projesinin bir benzerini ortaya koyan Devlet-i Aliyye, çağdaşı olan devletler hurafelerle vakit geçirirken (ingiltere’de 1789 yılında kurulan Anti Vaccination Society isimli Aşı Düşmanları Derneği bunun en belirgin misâlidir.) Halkını hastalıklara karşı korumak için büyük masraf ve külfete katlanarak aşılamaya çalışmış, aşı tezkiresi olmayanları çeşitli müeyyideler koyarak aşı olmaya mecbur etmiştir.

Aşıların Korunması

Büyük masraflar ile üretilen aşının bozulmasına meydan verilmeden zamanında kullanılması, bozulan aşıların bedelinin müsebbiplerinden tazmin edileceği belirtilmiştir.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı