Vitaminler
Vitaminler
Erkek Anneler: Erkek Deniz Atları

Erkek Anneler: Erkek Deniz Atları

Erkek Anneler: Erkek Deniz Atları

Deniz analarının yanı sıra boru balıkları ve deniz ejderlerinin de dahil olduğu Syngnathidae adlı balık ailesine özgü olan erkek hamileliği, karmaşık bir süreç. Texas A&M Üniversitesi’nden evrim biyoloğu Adam Jones ve ekip arkadaşları da erkek hamileliğinin cinslerin rolleri ve eşlerin cinsel seçilimleri üzerindeki etki­lerini araştırıyor.

Jones, “Denizatlarını ve akrabalarını kullana­rak, çağdaş evrim biyolojisinin en heyecan verici alanlarından birini, karmaşık özelliklerin kökenini aydınlatmak istiyoruz” diyor. “Erkek deniz atlarında ve boru balıklarında dişilerin çiftleşme sırasında yumurtalarını bıraktıkları yavru keseleri, türün biyolojisi üzerinde çok büyük etki yapmış görünü­yor. Çünkü, erkeklerin hamile kalma yeteneği, çift­leşme dinamiklerini tümüyle değiştirmiş durumda.Denizatları çiftleştiklerinde dişi, yumurta kanalını erkeğin gövdesinde gelişen bir dış yapı olan yavru kesesine sokar ve döllenmemiş yumurtaları keseye bırakır. Daha sonra erkek, yumurtala­rı döllemek için spermini keseye boşaltır. Jones, “Yavru kesesi yalnızca, dişilerin balık yumurtaları­nı bıraktıkları ve deniz dibinde gelişecekleri yerde orada geliştikleri bir deri torba olsa, iş o kadar ilginç olmazdı” diyor. “Ama denizatlarının ve borubalıklarının bazı türlerinde erkek hamileliği, fizyolojik olarak bu basit modelden çok farklı. “Ailenin sonuncu üyesi deniz ejderi, aynı zamanda en tuhaf görünümlüsü. Deniz ejderinin burnu, deniz atınınkine göre daha uzun.

Gözünün üzerinde boynuzumsu bir çıkıntı oluyor. Bunlar, üzerlerine yapıştırılmış yapraklara benzeyen süslü uzantılara sahipler. Derinlerde yaşayan türlerin renkleri daha koyu (kahverengi, şarap rengi), sığ sularda yaşayan türlerin renkleriyse sarı-yeşil olu­yor. Bu uzantılar kamuflaj işlevi görerek balığın geri plandaki bitkilere karışmasını ya da kendisi­nin bir deniz bitkisi gibi görünmesini sağlıyor. Denizatı gibi yumurtaları dolduracağı bir keseye sahip olmayan denizejderi, onları kuyruğu boyun­ca uzanan süngerimsi bir şerit üzerinde büyütüyor. Onun da vücudu denizatı gibi kemiğimsi plakalar­la kaplı ve vücudunun yan taraflarında uzun ve sivri dikenleri oluyor.Boyları yaklaşık 35 cm’ye erişen deniz ejderleri akvaryum yaşamına ve yapay ışığa kolaylıkla alışıp 10 yıl kadar yaşayabiliyorlar. Ama anayurtları olan Güney ve Batı Avustralya kıyılarındaki doğal ömürleri bilinmiyor.Ailenin öteki üyeleri gibi denizejderi de çok yavaş bir yüzücüdür ve hayatta kalabilmek için çevredeki bitkilerin görünümüne karışmak ya da bitki taklidi yapmak zorundadır.

Bu arada deniz ejderlerinin toparlak bir savunma biçimi alarak avcı balıklara dikenlerini gösterdikleri de görülmüştür. Yumuşakçalar ve karideslerle beslenen deniz ej­derleri genellikle derin sularda çiftleşir, ama bazıları sığ körfezlerde toplanarak oralarda ürerler. Birkaç ay içinde yetişkinlerin yarı boyuna erişen yavrular bir yıl içinde çiftleşmeye hazır hale gelirler, ancak tam yetişkin boyutlarına iki yılda erişirler.Araştırmacılara göre, erkek hamileliğinin çift­leşmedeki cinsiyet rolleri bakımından ilginç sonuçları var. Türlerin çok büyük çoğunluğunda erkekler dişiler için rekabet içinde olduklarından, genellikle erkeklerde dişiye hoş görünmeyi sağlayacak cins özellikleri evrimleşir (erkek tavus kuşlarında kuyruk, erkek geyiklerde boynuz gibi). Ama boru balıklarının bazı türlerinde bu rollerin, özel­likleriyle birlikte değiştiğini görüyoruz. Çünkü hamilelik erkeklere özgü ve yumurtaların içinde gelişeceği kese alanı sınırlı. Dolayısıyla dişiler erkeklerle çiftleşebilmek için rekabete girişiyorlar ve ikincil cinsiyet özellikleri (örneğin canlı renklerde süsler) boru balıklarında erkekler yerine dişiler­de evrimleşiyor.

Jones ve ekip arkadaşları, “erkeklerin hangi dişilerden hamile kaldıklarını” belirlemek için işa­retleyici moleküller kullanmışlar. Görülmüş ki, körfez boru balıkları klasik “çok erkeklilik” (poli-andri) sistemine göre çiftleşiyor. Erkekler, her hamilelik başına tek bir dişiden yumurta alıyor; ama dişiler çok sayıda erkekle çiftleşebiliyorlar. Çekici dişiler daha fazla çiftleşebildiğinden bu sis­tem cinsel seçilimde çok keskin bir rekabet yaratı­yor ve bu nedenle de dişi boru balıklarında göste­rişli ikincil cinsiyet özellikleri (süsler) evrimleşiyor. Deniz atlarıysa, bir çiftleşme mevsiminde tek eşliliği tercih ediyorlar ve her bir denizatı, yalnızca bir tek denizatıyla çiftleşiyor. Bu sistemde eğer dişilerle erkeklerin sayısı aşağı yukarı eşitse, herkes için yeterince eş bulunduğundan dişiler arasında fazla rekabet olmuyor. Dolayısıyla denizatları, boru balıklarında olduğu gibi güçlü ikincil cinsiyet özellikleri geliştirmemişler.

Jones’ve arkadaşları, bir yandan bu davranış tersinmesindeki evrimsel adımları ve bunda hor­monların oynadığı rolü araştırırken, bir yandan da yumurta bakım kesesiyle erkek hamileliği için gereken genlerin evrim süreci içinde nasıl ortaya çıktığını bulmaya çalışıyorlar.Araştırmacıların üzerine odaklandıkları bir konu da, nasıl olup da sıradan bir balığın, denizatı (ve akrabalarının) son derece özgün vücut biçimi­ni kazandıkları. Jones’a göre bu değişim birçok evrimsel adımı izlemiş. Birinci adım, balığın boyu­nun uzaması. Bir sonrakiyse, denizatlarının sahip olduğu öteki özgün özellikleri, örneğin balığın bükülmüş görünümünü kazanmaları. Bu özellik­lerden en dikkat çekicileri olanlarından biri, balı­ğın kafasının, başka balıklarda görülmeyen bir biçimde vücuduna 90 derece dik olması. Denizatlarının bir başka ilginç özelliği de kuyruk­larının herhangi bir şeye tutunabilme yeteneği.

Yazar Hakkında

Eğitimci & Araştırmacı

Benzer yazılar

Bu İçeriğe Yorum Yap!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir